30 Eylül 2010 Perşembe

Galatasaray Cafe Crown 69 - 58 Spartak Saint Petersburg



Euro Cup maceramızın ilk maçı öncesi herkeste endişeler hakimdi.Yeni koç,yeni düzen ve sakatlıklar bu endişelerin oluşmasında temel etkenlerdi.Ancak maçtan önce Evren'in bu maçta oynayacak olması ve Shipp'in sakatlığının geçmesi kısacası tam kadro maça çıkacak olmamız maç motivasyonunu bir kat arttırdı.

Maç öncesi de başta resmi site olmak üzere bu maçın organizasyonun iyi yapılması ve hazırlık maçlarında alınan skorlar seyircinin maça gelmesini sağladı.İşte böyle şartlarda başlayan maç baştan sona üstünlüğümüzde oynandı ve istenen skor alındı diyebiliriz.Sayı dağılımının farklı oyunculardan olması ve yenen 58 sayı dikkat çeken noktalar.Sonlarda skor korunabilinirdi ama olmadı.İlk resmi maç ve 11 sayı fark yine de çok güzel...


Maçın farklı noktalardan değerlendirmesine geçecek olursak;
1-Bu maç gösterdi ki yeni sistemde Rancik daha az süreler alacak bu yüzden de geçen seneki Rancik bu sene olmayabilir.
2-Evren ile ilgili birçok yazı yazdık ve onun öneminden bahsettik.Evren de önemini ve değerini bu maç ile kanıtlamış oldu.
3-Shipp skor gücümüz olacak.Bu yüzden onun üzerinden kurulacak setler çok ama çok önemli.
4-Oyun kurucu mevkimiz asist olarak yeterli olacak;ancak işin sayı boyutunda sorunlar mevcut.
5-Ermal geldiği günden beri taraftar ile yakaladığı bağın büyüsünden bahsetmekte.Tufan,Hüseyin,Fatih geçen senelerin yerli kahramanlarıydı,bu seneki yerli kahraman Ermal olacak gibi.
6-Oktay Mahmudi'nin olduğu yerde iddialı ekipler ve sert savunmalar olur.58 sayı hem de sezonun başında yemek çok önemli ve değerli.
7-Ayhan Şahenk bana kalırsa Galatasaray'ın basketbol mabedi.Abdi İpekçi veya başka bir salon yerine maçlar burada oynansa daha iyi bir uyum yakalanır.

29 Eylül 2010 Çarşamba

Şampiyonlar Ligi 2.Gün Tahminleri


İlk maç olarak Inter – W.Bremen maçını seçtim.Ligde hafta içi Roma’ya 1-0 kaybeden Inter sıkıntılı günler geçiriyor ancak bu maçta Werder Bremen’i yeneceklerini düşünüyorum.Zaten takım olma sorunu yaşayan Bremen ekibinde Boenisch, Naldo, Frings, Pizarro ve Fritz sakat.Inter kazanır.

Inter kazanır @1,50

İkinci maç G.Rangers – Bursaspor maçı.İskoçya’da son şampiyon G.Rangers bu sezona da fırtına gibi başladı.Oynadığı lig maçlarının hepsini kazanan Rangers, Şampiyonlar Ligi ilk haftasında da Old Trafford’dan beraberlik çıkarmayı başarmıştı.Bu maçta Bursaspor’un atmosferden etkilenip basit hatalar yapabileceğini düşünüyorum.Seyirci desteğiyle baskı kuracak olan Rangers kazanır.

Rangers kazanır @1,70

Üçüncü maçımız Tottenham – Twente arasında oynanacak. Ligde inişli çıkışlı bir grafik çizen Tottenham, Şampiyonlar Ligi ilk haftasında 2-0 geriye düştüğü maçta deplasmanda W.Bremen’le 2-2 berabere kalmayı başarmıştı.Geniş kadrosu olan Tottenham yeni yeni toparlanıyor.Seyircinin de desteğiyle Hollanda şampiyonunu devireceklerdir.

Tottenham kazanır @1,55

Son maç Rubin Kazan – Barcelona maçı.Bu maçın çok gollü olacağını düşünmüyorum.Rubin Kazan geçtiğimiz sezon oynanan 2 maçta da Barcelona’ya yenilmemiş hatta Nou Camp’tan 1-2’lik galibiyetle dönmüş,Rusya’daki maç ise 0-0 bitmişti.Bu maçta da beraberlik beklesem de toplam gol sayısının 2-3’ü geçeceğini sanmıyorum.

TG 2-3 @1,75

25 Eylül 2010 Cumartesi

Evren Fark Yaratacak


Günlerdir çeşitli mecralarda Evren'in ne kadar önemli olduğunu,geri dönmesinin ne kadar gerekli olduğunu söyledim,yazdım.Sonunda oldu.Aslında iki gün önceden twitter aracılığı ile transfer haberi duyulmuştu.Ancak resmi sitede de artık Evren'in geri dönüşünün haberi var.

En son yazımda da bu transferin gerekliliğini yazmıştım.Gerçekten de skor gücümüz Evren'in gidişi sonrası bir kademe düşecekti.Savunma sertliğimiz de azalacaktı.Çünkü geçen sezon Evren, hem hücumun ;hem de savunmanın başlangıcı;hatta patlama noktası olmuştu.Evren'in yeniden dönüşü ile savunma ve hücum anlamında daha iyi bir takım olacağız.

Transfer ile ilgili söylentiler çıktı,çıkacaktır da.Doğan Hakyemez'in basketbol camiasında ne gibi işler yaptığı herkesin malumu.Galatasaray ve Evren herşeyi unutup,kimseyi dinlemeden hedefe odaklanmalı.


Evren içimde kanayan bir yaraydı ve tekrardan döndü.Acaba Jasaitis de geri döner mi?Bence ona da hala ihtiyacımız var.Çok mu şey istiyorum acaba?...

24 Eylül 2010 Cuma

Antonio Lopez Nieto

Tam adı Antonio Jesus Lopez Nieto.Biz Galatasaray taraftarları için 2000 ruhu adına akıllarda kalan isimlerden birisi... Tarih 3 Kasım 1999'u gösterdiğinde yine bir şampiyonlar gecesi akşamıydı... Bu sefer takımımız şansız bir şekilde Avrupa'da tutunmak adına son maçına çıkıyordu ve rakip Milan'dı... İki kez geriye düştüğümüz maçta son 2 dakikada attığımız 2 golle Uefa Kupası'nda yolumuza devam etme hakkı kazandık.

Maçın hakemi Lopez Nieto,son dakikada verdiği penaltı kararıyla Milan'ı Avrupa'nın dışına iterken,Galatasarayımızın tarih yazacağı bir sürecin de fitilini ateşliyordu... O güne kadar hakemlerin yanlı tutumlarından çeken takımlarımızı düşününce hakemin bu denli cesur kararı bir an hepimizi şaşırtmıştı.Maç sonunda tüm futbolcularımız bundan sonrası için kupa yemini ettiklerini söylemişlerdi ve sözlerini tuttular.

Finale gelindiğinde maçın hakemi yine kader düdüğümüzü çalan Lopez Nieto'ydu.Nieto bu maçta Hagi'ye gösterip Adams'a göstermediği kırmızı kartla hepimizin tepkisini çekecek ancak kupanın alınmasıyla kimsenin üstünde durmayacağı bir karar verecekti.Bugün Uefa zaferimizi düşündükçe aklıma gelen isimlerden biri de Lopez Nieto'dur.

DİPNOT: Lopez Nieto aslında Uefa'dan önce Trabzonspor-Lazio maçındaki yönetimiyle de çok tepki çeken bir isimdir.

22 Eylül 2010 Çarşamba

Basit Fenerli’nin Boyundan Büyük Kışkırtma Yazısı



Aslında hiç tanımadığım bir zattı 15 dakika öncesine kadar. Hem de Ligtv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni olmasına rağmen.Ama bu zat aklınca Fenerbahçe’nin Sami Yen’e gelişinden rahatsız olan Galatasaraylıları kışkırtmak,tuttuğu takımında taraftarlarına oynamak için ne yaparım ne ederim demiş ve bir yazı yazmış bugün .

Yazıya geçmeden hemen söyleyelim klasik ve basit fikirli,yaranmaya ve yamanyaya çalışan bir arkadaş bu C. K.Yazının içeriğinde de göreceğiniz gibi klasik yollara başvurmuş,Aziz Yıldırım hayranlığını! (ki bu basının birçok Fenerli yazarının ortak tutumudur) açıkça ve ona göstermeye çalışarak dile getirmiş.Yazının tamamında bu türden yaklaşımlar içinde bulunan C.K. yazının sonunda da diğer takımları da işin içine katıp ,kendince dostluk mesajları verip yazısını tamamlamış.

Gelelim yazının içeriğine…
Tekrardan söylüyorum bu yazı, içinde Galatasaray antipatisi ve ezikliği olan bir Fenerlinin yazısı. 5 Ekim 1981’de Ali Sami Yen’de yaşadığı bir Galatasaray galibiyetini anlatan C.K. aynen şu cümleyi kullanıyor. "5 Ekim 1991 gençlik hatırası, benim Ali Sami Yen Stadı ile ilgili kafama kazınmış ve ölene ya da bunayana dek zihnimden silinmeyecek en güzel anıdır."

Yazının devamında da önümüzdeki hafta oynanacak maç ile ilgili fikirlerini anlatan C.K. şu cümleyi kullanıp ,asıl bu yazının mesajının kime verildiğini belli ediyor. "Türkiye'de stat devriminin öncüsü Aziz Yıldırım da muhtemelen son bir kez oturacak, Ali Sami Yen Stadı'nın koltuklarında..."

Son olarak da "Ve tribüne gelecek sarı lacivert yürekler son kez inletecekler Mecidiyeköy'ü "Fenerbahçe" sesiyle..." cümlesiyle de Galatasaray’ın stadında ,evinde oynanacak maçı kasıtlı olarak başka yerlere çekmeye çalışıyor.

Anlaşılan bu arkadaş zamanında Can Tanrıyar,sonraki dönemlerde Selçuk Yula,Gürcan Bilgiç,Ercan Saatçi gibi isimlerin yolunda gitmek niyetinde.Olayı yer yer dramatize ederek;yer yer kulübünün taraftarlarına gaz vererek,yer yer de birilerini pohpohlayarak yazan C.K. ‘yı elbetteki Galatasaray kulübü kaale bile almaz.Ama bu basit işlerden bu tip yazarlar artık vazgeçmeli.Senelerdir süren eziklikleriniz bu basit olaylarla bitmez .Bence bunu anlayın,bizim niye yok edebiyatınız bu tip kışkırtmalarla bitmez bitmeyecek de…

Dip Not:C.K. anlayacağınız üzere bu arkadaşın isminin baş harfleridir.İsminin önemi olmadığından tamamını yazma gereği duyulmamıştır.

Dip Not(2):Kendisini tanımadığım için araştırdığımda şöyle bir gruba rastladım ayrıca:

YAZININ TAMAMINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

Kewell From Galatasaray!


Oynadığı bir reklam filminde sarf ettiği bu sözlerle gönlümüzde taht kuran oz büyücümüz Harry Kewell'ın bugün doğumgünü.Ne mutlu bize ki sezon öncesi gönderilmesi gündemde olan bu adamı takımda tutabildik.Mutlu yıllar Daddy Cool!

21 Eylül 2010 Salı

Ufuk Ceylan


Son 3 maçta 1 gol yemiş olmamız takım olarak defansta iyi gittiğimizin bir işareti.Bucaspor'un hücum anlayışı Manucho üzerine kurulu olsa da sonuç olarak çok fazla açık vermedik.Servet ve Neill'in birbirlerine daha da iyi uyum sağladığını görüyoruz.Bunun yanında genç kalecimiz Ufuk Ceylan'ın da gol yememeye alışması oldukça önemliydi.İki maçtır kalesini gole kapatan Ufuk Ceylan,bu sayede kendisine olan güvenini de kazanarak kalede kalıcı olma yolunda ilerliyor.

Genç yerli kalecilerin revaçta olduğu şu dönemde Rijkaard'ın da artık Ufuk'ta karar kılması kalemizin geleceği için çok önemli.Tabi Karpaty maçında neden Aykut oynadı sorusunu da sormadan edemiyoruz.Aykut'a gereken şans fazlasıyla verildi.Ufuk da şu an şansını kullanmaya başladı.Bana kalırsa hatalı gol yese de en başta Rijkaard'ın Ufuk'a güvendiğini hissettirmesi lazım ki yediği gollerden sonra oyundan kopmasın.Yıllardır Simovic,Taffarel ve Mondragon gibi isimlere kalemizi teslim ettik.Onların hizmetleri elbette tartışılmaz ancak Galatasaray gibi yıllardır altyapısıyla gündemde olan bir takım yıllarca kaleci çıkaramadıysa bir sıkıntı vardır.Ufuk da altyapı oyuncumuz değil ama gelecekte kalemizi alacağından hiç şüphem yok.

Son olarak kaleci antrenörümüz Nezihi Boloğlu'na değinerek yazıya nokta koymak istiyorum.Yıllarca kalemizi emanet edemediğimiz Nezihi (üstelik 1.kaleci Hayrettin iken) bugün takımda kalecilerimizi eğitiyor.Nezihi'nin kişiliğine bir sözüm yok ama tek tecrübesi Cantona'dan dayak yemek olan bir kaleciden bahsediyoruz.Kalecilerimizi şimdi Taffarel eğitseydi fena olmaz mıydı?

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails